DÜNYADA sayıları 800-900 civarında bulunan Akdeniz fokları için Alanya’daki mağaralar temizlenip, fotokapanlar yerleştirildi. Sualtı Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu’nun (SAD-AFAG) Koordinatörü Cem Orkun Kıraç, fokların insan etkisi nedeniyle mağaralara sığınmak zorunda kaldığını belirterek, “Mağaraya kaçış, onların yaşama alanının mağara olduğu anlamına gelmiyor” dedi.
Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) nesli kritik düzeyde tehlike altında olan türler listesinde yer alan Akdeniz foklarının sayısı geçmiş yıllarda 700’e kadar düştü. Foklar, dünya genelinde sadece 4 bölgede yaşamaktadır. Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Yunanistan kıyıları ile Doğu Atlantik’teki iki ülke kıyılarında görülebilen bu tür üzerindeki koruma çalışmaları sonucunda geçen yıl dünya genelindeki Akdeniz foku popülasyonunun 800-900 civarına ulaştığı tespit edilmiştir. Türkiye kıyılarında ise yaklaşık 120 yetişkin bireyden oluşan bir popülasyon dağınık bir şekilde yaşamaktadır.
ÖLÜM NEDENLERİNİN YÜZDE 75’İ İNSAN KAYNAKLI
Akdeniz foklarına yönelik en büyük tehdit kaynağı insan kaynaklı etkenlerdir. Türkiye’de Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) ve SAD-AFAG ile Mersin’deki ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nün yürüttüğü önemli koruma projeleri kapsamında, Akdeniz foklarının balıkçı ağlarına takılarak boğulmaları en başta gelen ölüm sebepleri arasında yer almaktadır. Diğer yaygın nedenler arasında insanlar ve hastalıklar sıralanırken, ölüm nedenlerinin yüzde 75’inin insan kaynaklı olduğu bildirilmiştir.
MAĞARALARA FOTOKAPANLAR YERLEŞTİRİLDİ
Dünya ölçeğinde nesli tehlikede olan Akdeniz foklarının yaşam döngüsü için hem denize hem de kıyılara ihtiyaç duyan bu türün korunmasına yönelik Alanya’da çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Alanya DKMP Şefliği tarafından oluşturulan ‘Akdeniz Foku Koruma ve Envanter Çalışma Grubu’, bölgedeki tescilli mağaralarda uzman hidrobiyologlar eşliğinde incelemelerde bulundu. Mağaraların içi temizlenirken, kum yapısı fokların üreme ve barınma koşullarına uygun hale getirildi. Ergin ve yavru bireylerin izlenmesi amacıyla fotokapanlar kurulup, mağara girişlerine uyarı tabelaları dikildi. Kurumun açıklamasında, “Gelecek nesillere bu biyoçeşitliliği aktarmak için 7/24 görev başındayız” ifadesine yer verildi.
‘İNSANLARIN UĞRAMADIĞI AÇIK KIYILARDA YAŞIYORLARDI’
Türkiye’deki Akdeniz foku ve habitatlarıyla ilgili araştırmalar yapan SAD-AFAG Koordinatörü Cem Orkun Kıraç, Akdeniz foklarının yaşam alanlarının yalnızca deniz mağaraları üzerinden tanımlanmasının hatalı olduğunu ifade etti. Fokların geçmişte insanların uğramadığı açık kıyılarda yaşadığını belirten Kıraç, “Bu hayvanlar esasen yıllar önce bütün Akdeniz’de ve Türkiye’de insanların girmediği ücra açık kıyılarda yaşıyorlardı. Sonrasında sıkıştıkları için mağaralara yöneldiler. Ancak mağaraya kaçış, onların yaşama alanının mağara olduğu anlamına gelmiyor” dedi.
‘RAHAT BIRAKILIRSA AÇIK KIYILARDA YAŞARLAR’
Fokların insan baskısından kaçmak için mağara, kovuk ve çatlaklara sığındığını anlatan Cem Orkun Kıraç, “Zorunlu olarak gidiyorlar; mağaraların içinde dinleniyorlar. Aslında bunlar rahat bırakıldıklarında yapılaşma ve betonlaşma olmadığında açık kıyılarda yaşamaya devam edeceklerdir; eski yaşam tarzlarına döneceklerdir. İnsan baskısından uzak açık kıyılar hala mevcut olup bu alanlarda fokları rahatsız eden etkinliklerin engellenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
ANTALYA, TÜRKİYE’DEKİ ÖNEMLİ YAŞAM ALANLARINDAN BİRİ
Antalya’nın Türkiye’de Akdeniz foklarının en fazla bulunduğu ilk dört il arasında yer aldığını belirten Kıraç; İzmir, Muğla, Antalya ve Mersin kıyılarının tür açısından önemini vurguladı. Cem Orkun Kıraç, Antalya’da özellikle Kaş, Demre, Finike, Kumluca, Kemer ve Gazipaşa’nın foklara uygun kıyılara sahip olduğunu söyledi. Kaş’tan Gazipaşa’ya kadar uzanan sahil boyunca bulunan mağara, kovuk ve çatlakların sayısını vermenin dahi zor olduğunu ifade eden Kıraç; yalnızca bu alanların sayılması durumunun focuların yaşam alanlarını yalnızca mağaralarla sınırlı gösteren yanlış bir algıya yol açabileceğini kaydetti.
‘NE KADAR BOZULMAMIŞ KIYI VAR?’
Yerleşim yerleri, turizm tesisleri ile limanların arasında kalmış olan focu kullanabileceği sahillerin parçalar halinde kaldığını anlatan Cem Orkun Kıraç; koruma çalışmalarında bozulmamış sahillerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Kıraç,“Doğru soru Antalya’da kaç tane bozulmamış kıyı şeridi olduğu” dedi. Bu alanların belirlenmesi και korunmasının önemine işaret eden Cem Orkun Kıraç; focuların sadece sığındıkları mağaralarla değil ihtiyaç duydukları doğal sahillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
HER MAĞARAYA GÖRÜNTÜ YERLEŞTİRMEK MÜMKÜN DEĞİL
Fokların kullandığı yüzlerce mağara ve çatlağa kamera yerleştirmenin pratik olmadığını ifade eden Kıraç; denizdeki araştırmalardaki ulaşım zorluğu ile ekipman bakımının maliyetine dikkat çekti. Deniz koşullarında kameraların zarar gördüğünü belirten Cem Orkun Kıraç; belirli mağaralarda örnekleme yöntemiyle izleme yapılabileceğini aktardı. İzlemenin yalnızca mağaralarla sınırlı kalmasının; focuların açık sahillerdeki kullanımını göz ardı etme riski taşıdığını ifade ederek bu bölgelerin tamamının korunması gerektiğinin altını çizdi.
‘ALANYA’DAKİ ÇALIŞMA ANLAMLI’
Alanya DKMP Şefliği’nin çalışmalarını olumlu bulan Cem Orkun Kıraç; tüm mağaraların kamera ile izlenmesine ilişkin eleştirisinin bu uygulamaya yönelik olmadığını dile getirdi. Kıraç,“DKMP’nin yaptığı çalışma anlamlı bir çaba; desteklenmeli” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Henüz izlemediğimiz bir mahrumiyete kamera koymuş olmaları gayet güzel bir şeydir.” Türkiye’deki focu konuklarına ait olmayan gerçek habitatlarından dolayı kameraların her birine takmanın hem çok pahalı hem de bize faydalı sonuç vermeyeceğini belirtti: “Böylece hayvanların asıl orijinal habitatlarında yaşamadığı algısı yükselebilir.” Deniz araştırmalarının maliyetinin yüksek olduğunu vurgulayarak ayrıca kameraların iç kısımlarda zarar görebileceğine dikkat çekti: “Bütün bu kadar yüzlerce mağara veya çatlaklara kamera yerleştirmek zaten mümkün değildir fakat elbette ki korunmalıdır.”
TÜRÜ TEHDİT EDEN ALTIDAN FAKTÖR
Ayrıca SAD-AFAG’ın araştırmalarına göre; Akdeniz foklarını tehdit eden altıda temel etken bulunmaktadır: doğal sahillerin yapılaşma sonucu parçalanması; mağarada foklara rahatsızlık verilmesi; ağlara takılıp boğulma veya kasıtlı öldürme gibi nedenlerle meydana gelen ölümler; yoğun deniz trafiği; deniz kirliliği ile balık stoklarının azalması gibi sorunlar başlıca tehditler arasında sıralanmaktadır. Türkiye’de özellikle kıyıların doğal özelliklerini yitirmesiyle birlikte magazalarda foklara rahatsızlık verilmesinin ön plana çıktığı belirtilmektedir.