Mustafa Kemal Atatürk, 9 Mayıs 1935 tarihinde gerçekleştirdiği son CHP Kurultayı’nda dikkat çekici bir mesaj verdi. O dönem özelleştirme değil, millileştirme anlayışını savunan Atatürk, partililere seslendiği konuşmasında Türkiye’nin o dönemdeki zorlu koşullarını anlatarak ekonomik kalkınmanın önemine vurgu yaptı. “Uçurum kenarında yıkık bir ülke, türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar, yıllarca süren savaş ve yeni bir devlet” ifadeleriyle ülkenin içinde bulunduğu durumu özetleyen Atatürk, Anadolu’daki özel şirketlerin yollarını devlete kazandırdığını belirtti.
Tam bağımsızlığın ekonomik boyutunun altını çizen Atatürk, İstanbul ve İzmir’deki yolların da devletin mülkiyetine geçtiğini dile getirdi. Bu durum, işletmelerin devlet kontrolünde olmasının ekonomik bağımsızlığın sağlanmasında kritik bir adım olduğunu gösteriyordu.
Ancak, üzerinden 91 yıl geçtikten sonra Türkiye’nin ekonomik politikalarında önemli bir değişiklik yaşandı. Yol, köprü, havalimanı, elektrik ve doğalgaz gibi birçok stratejik işletme özel şirketlere devredildi. Atatürk’ün yıllar önce yaptığı bu konuşma, devlet mülkiyetinin önemini vurgularken, günümüzde ekonomik bağımsızlığın göz ardı edildiği bir tablo ortaya çıkıyor. Bu durum, ülkenin geleceği adına önemli bir tartışma konusu haline gelmiş durumda.